CHP Kadın Çocuk Hak ve İhlalleri İnceleme ve İzleme Komisyonu Başkanı PM Üyesi Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, Komisyon Üyeleri Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel ve Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel’in Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın erken evlilikleri özendirici videosu ile ilgili yaptığı yazılı basın açıklaması:

Ülkemizin en önemli ve acil önlem alınması gereken sorunlarından birisi çocuk cinsel istismarı ve çocuk evlilikleridir. Ülkemizde yoksulluk, eğitimsizlik, aile içi şiddetten kaçma nedeniyle, sofradan bir boğaz eksilsin diye kız çocukları küçük yaşlarda evlendirilmektedir. Reşit olmadan evlendirilen kız çocuklarının sayısı erkek çocuklarının sayısından tam 20 kat fazladır.Her 3 kişiden birinin çocuk yaşta evlendirildiği Türkiye, bu insanlık ayıbında Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sıradadır.

Devlet çocukları korumak zorundadır ve bundan sorumludur.2011’de ilk imzalayan ülke olmakla övündüğümüz İstanbul Sözleşmesi, bir çocuğu evliliğe zorlayan kasıtlı davranışların suç sayılması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını şart koşmaktadır.Son olarak geçtiğimiz yıl Anayasa Mahkemesi, resmi nikah olmaksızın dini nikah kıyan imam ve çiftlere hapis cezası öngören düzenlemeyi iptal etmiş, çocuk evliliklerini, çocuk cinsel istismarının önüne geçecek son bariyeri de kaldırmıştır. Ceza caydırıcılığı olmayacağından bu insanlık ayıbının yaptırımsız kalması çocuk yaşta evliliklerin önünü açmıştır. Çocuk evliliklerinin önüne geçmekle, bu yönde politikalar yürütmekle yükümlü olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, tam aksi bir tutum içerisine girerek, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde bir skandala imza atmıştır.

Bakanlık, yayınlamış olduğu “Kadın hayattır” temalı videoda, küçük bir kız çocuğuna kına yakılan görüntünün üzerine “gelenektir” başlığını atmakta hiçbir sakınca görmemiştir. Kadınlara, çocuklara sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir ortam sağlamakla mükellef Bakanlık, erken yaşta evlilikleri normalleştirme, meşrulaştırma, özendirme tutumu içerisine girmiştir.Kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilmesi asla bir gelenek değildir; bunun adı cinsel istismardır.Erken yaşta evlilikler çocukların en temel insan hakkı olan eğitim haklarının önündeki en büyük engeldir. Kadınların eğitim hakkına, geleceğine saldırıdır. Kadınların yaşadığı kronik hastalıklar, biyolojik gelişimlerini tamamlamadan erken evliliğe zorlanmaları sonucudur.Bütün sorunların temelinde “çocuk doğur, evinde otur” baskılamaları altında, kadını birey olarak görmeyen çağ dışı bir zihniyet yatmaktadır. AKP iktidarı kadını dışlayıp sadece aileyi güçlendirmek çerçevesinde politikalar üretirken, kadını güçsüzleştirmekte, birey olarak değil, aile içinde tanımlanmaktadır. Kadına anneliği bir kariyer olarak sunmakta, en az 3 çocuk doğurması yönünde telkin ve teşvik politikaları uygulanmaktadır. Sorunun çözümü kültür, gelenek, adı altında sürdürülen istismarın, çocuk evliliklerinin, bir insan hakkı ihlali, insanlık suçu olduğunu kabul etmektir. Bunun için de samimi bir siyasi iradeye ihtiyaç vardır. Zihniyet değişmeden, yasal düzenlemeler tek başına yeterli olmayacaktır.

Sorunun çözümü, eşitlik politikalarını toplumsal hayatın her aşamasında hayata geçirmektir.